Doğan Apartmanı
12 Kasım 2008
Doğan apartmanı açıklama yazısı, “Bir Kent: İstanbul 101 Yapı” isimli eserin yazarı Sayın Engin Yenal tarafından 2.02.2009 tarihinde yeniden yazılmıştır. Kendisine konuya olan ilgisi ve Panoramik İstanbul projesine vermiş olduğu destek dolayısı ile teşekkür ederiz.
DOĞAN APARTMANI:
İstanbul’da ilk apartmanların Pera’da 1840′larda yapıldığı biliniyor. Galata ve çevresindeki yapı etkinlikleri ise 1858 ‘de ilk Belediye ( 6.cı Daire)nin kurulmasıyla hız kazanmış…1864 sonlarındaysa Prusya elçiliği için Galata kulesi yakınlarında teraslar üzerinde yeralan geleneksel bir konak satın alınır ;1872 ‘de bu konak yıktırılarak yerine daha görkemli bir Elçilik yaptırılması kararlaştırılırsa da ; yeni elçi projeyi Ayaspaşa’da başka bir arsada uygulattırır.
Galata ‘daki arsa uzun yıllar boş kaldıktan sonra, burada Belçika’lı bir banker ailesi Helbig’ler 1894′de görkemli bir apartman yaptırırlar. Bu yapı döneminin seçkinleri : yabancılar,Levantenler,varsıl Yahudi ve Rumlar için kiralık konut olarak tasarlanmıştır.
Toplam 45 dairenin yeraldığı yapıya Yazıcı (günümüzdeki Serdar ı Ekrem caddesi) sokağından 330 m2 büyüklüğündeki bir iç avluya girilmektedir.( Marmara denizi ve Sarayburnu’na yönelik iç avlu manzarası, 2008 yılında önde yapılması tasarlanan çirkin bir yapıyla kapatılmak üzere…Dolayısıyla 360 derecelik panoramik görüntü tarihsel bir belge niteliğinde…)
Burada apartmanın dört bloğunun girişleri bulunmaktadır.Yapının mimarlık biçemi döneminin eğilimlerine uygun olarak “eklektik ” tir. Avlu kotunun üstünde altı yaşam katı bulunur.Yedinci kat alçak tutularak hizmetlilere ayrılmıştır. Apartmanda 1920′ler sonunadek bir “bohem”yaşamı sürdürülmüştü: Özel tenis kortları, ayrı çamaşırhaneler, üniformalı kapıcılar, terasta Fasching baloları…
Apartmanın adı Sahiplerinin adlarını yansıtır biçimde bir kaç kez değişmiştir: 1919′a dek Helbig,daha sonra Nahid bey,Boton apartmanı ve Viktorya hanı… 1942 ‘deyse apartman Kazım Taşkent ‘in eline geçer.O da İsviçre Alplerinde çığ düşmesi sonucu yitirdiği oğlunun adını verir Doğan apartmanına…
Cumhuriyet döneminde tüm Pera’da görülen Sosyo, kültürel değişim, Doğan Apartmanını da etkiler. Dairelerde artık orta sınıftan kişiler yaşamaktadır. 1980′lerin ortalarındaçevrilen Muhsin Bey filmi kamu oyunun dikkatini yapıya çekmeyi başarır.
Yapıdaki fiziksel düşüş , 2003′ de kapsamlı bir Cephe yenileme işlemiyle önlenir.. 2000 ‘li yılların başlarındaysa tüm Beyoğlu ve Galata’da görülen ” soylulaştırma ” denilen bir tür Kentsel dönüşüm Doğan Apartmanı’nda da görülür: Orta- üst sınıfların ilgisinin yoğunlaşması sonucu, yenileştirilen konutlara Bohem eğilimli (genç)kuşaklar yerleşmeğe başlar.. Magazin basını da Sezen Aksu,Tarkan gibi kişilerin ünlülerin de burada yaşadıkları söylencesini yayarak katkıda bulunur bu oluşuma…
Etiketler / Tags: beyoğlu, galata, sanal gezinti, Touristic places, Turistik Yerler, virtual tour
12 Yorum »
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemesi. Geri İzleme URL'si







apartman sevmem ama doğan apartmanı belkide tek sevdiğim apartman istanbul’daki.apayrı bir yer.
Yorum wampire lestat — tarafından 18 Kasım 2008 @ 16:13
Bayülgen ve Sezen Aksu ile komşu olmaya değecek bir yaşam alanı
Yorum kerem — tarafından 10 Ocak 2009 @ 19:35
Kerem Kesinlikle….Değer… Bahçenin güzelliği bizi hayran bıraktı manzarayı düşünemiyoruz bile.
Yorum pi — tarafından 10 Ocak 2009 @ 19:39
Yavuz Bey;
Bu değerli görüntüler için çok teşekkür ederiz.
Ellerinize sağlık..
Yorum ahmet çalık — tarafından 01 Şubat 2009 @ 02:22
harika bir apartman mimari muhteşem bizimle paylaştığınız için teşekkürler
Yorum vildan — tarafından 01 Şubat 2009 @ 22:13
Bu apartman benim çocukluğumun en büyük harikalarından. 80′li yıllarda Doğan apt. hemen yanındaki sokakta oturuyordum. Doğan apartmanına hayran olmadğım bir an bile yoktu. Kendimce planlar yaparak benim oturduğum Kölemen çıkmazının sakinleri ile anlaşıp bu çıkmaz daracık sokağıda Doğan apt. gibi yapacaktım güya. Ben şimdi evli ve 2 çocuk sahibiyim ve Beylerbeyinde oturuyorum. Geçen gün kızlarıma Galata turu düzenledim. Onlara Doğan apt. Kölemen çıkmazını Galata meydanını ve Okçumusa ilkokulunu ve daha bir çok özel yerleri gezdirdim. Onlarında çok hoşuna gitti. Kızlarımda benim gibi ruhu olan yapmacık olmayan tarih kokan bu yerlere bayıldılar. İnşallah insanlar sahip oldukları bu değerleri yok etmezler gelecek bütün nesiller buralardan faydalanır…….
Yorum ayfer — tarafından 22 Haziran 2009 @ 12:42
Tek kelimeyle muhteşem mimari ve bahçe süper hayalimde oturmak istediğim yer.Kızımda böyle yerleri çok sever bana nasip olmadı inşallah ona nasip olur o oturur.Orada oturanlarda dilerim ellerindeki güzelliğin farkındadırlar.
Yorum perihan — tarafından 01 Temmuz 2009 @ 17:27
ben dogan apartmanında oturmaktayım,ve bole bı sıtenın olması ve apartmanımızında bu sıtede bulunması cok hosuma gıttı emegı gecen herkeze tesekkurler
apartmanımızın bır facebook sayfasıda bulunmaktadır bılgınıze
Yorum emrah — tarafından 14 Ağustos 2009 @ 15:59
herkes bile yazamayan birinin böylesine özel bir yerde yaşama şansına sahip olması ne acı!
Yorum Selin — tarafından 06 Haziran 2010 @ 19:22
@Selin
Acımasızca bir eleştiri olmuş ama güzel bir nokta yakalamışsın gülmekten yerlere yattım
Yorum detay — tarafından 25 Eylül 2010 @ 20:13
ben o apartmanda doğdum ,çocukluğum orda geçti.taşındım ama hala giderim.tabi benim zamanımda bakımsızdı şimdi görünce inanamıyorum.süper olmuş.biz bahçesinde arkadaşlarla top oynardık,ip atlardık,çekirdek çıtlardık.komşularımız genelde anadoludan gelmiş insanlardı.şimdi okan bayulgen orda yaşıyo ve üstelik yöneticilik yapıyo. her şeyiyle değişmiş.çok sevdiğim çocukluk arkadaşım esin vardı eğer bu maili görürsen lütfen yaz bana..seni çok özledim
Yorum selma — tarafından 05 Ekim 2010 @ 17:02
Merhaba , ben 20 yıl kadar Doğan apartmanında yaşadım ve daha sonra buradan taşındım.
Bu apartman eğer Paris , Viyana , Prag , Zürih’te olsaydı çok sıradan bir apartmandı , neden derseniz görenler bilir bu şehirlerin eski merkezleri bu tip binalar ile dolu.
Bizde ise eski kalan tarihi olan hemen herşey harap olduğu , özelliğini yitirdiği için , kalan tek tük bu binalarada hayranlıkla bakıyoruz. Esasta Balat ve Fener’deki doku bu bölgeye göre çok daha güzel ancak oralar çok bakımsız kalmış…
Yorum yunus — tarafından 03 Nisan 2011 @ 00:29